İçindekiler (4)
Evet. Şirket gelir veya kâr elde etmese bile beyanname damga vergisi, kira stopajı veya KDV, Bağ-Kur primi, oda aidatı ve muhasebe giderleri devam edebilir. Kâr yoksa geçici vergi ile kurumlar veya gelir vergisi doğmayabilir.
Şirket kurulduğunda kazanç elde etmeme durumuyla karşı karşıya kalınabilmektedir. Satış yapılmadığında ve herhangi bir kazanç elde edilmediğinde vergi ödeme konusu, şirket kurmadan önce pek çok girişimci tarafından araştırılmaktadır. Yeni bir iş kurulduğunda veya mevcut şirket varlığını sürdürürken bir sene içinde kar ve gelir elde edilemediğinde özellikle vergi ödeme konusu gündeme gelebilmektedir.
Şirket kurulduğunda artık yalnızca tüketici vasfından çıkılıp aynı zamanda vergi mükellefi olunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, sadece gelir elde edildiğinde ve kar sağlandığında mali sorumluluklar ortaya çıkar şeklinde bir durum söz konusu değildir.
Şirket çeşidi, faaliyet durumu, giderler ve vergi mevzuatına göre uygulamalarda değişiklik olabilmektedir. Bu doğrultuda değerlendirme yapıldığında hiç gelirin ve karın olmaması hiç vergi ödenmeyeceği anlamına gelmemektedir.

Şirketlerin Kazanç Elde Etmeden de Mükellefi Olduğu Vergiler
Ülkemizdeki vergi sistemi değerlendirildiğinde şirketlerin ödediği vergilerin belli bir kısmı gelire bağlıdır. Bir kısmıysa şirketin etkin olup olmadığına ve fatura kesip kesmediğine bağlı olarak vergi mükellefidir.
Şirketlerin kazanç elde etmeden de mükellefi olduğu vergiler şu şekilde değerlendirilebilir:
· Aylık beyanname damga vergileri: Gelir elde edilip edilmediğine bakılmaksızın her ay devlete bazı beyannamelerin ödenmesi zaruridir.
· Kira stopajı ya da KDV’si: Şirket merkezinin kirası ödenmeye devam ettiği müddetçe kira bedelinin üzerinden Stopaj Vergisi (kiralayan şirket olduğunda KDV) ödenmesi zorunludur.
· Yıllık ticaret odası/esnaf odası aidatları: Şirketlerin kayıtlı olduğu odalara aidat ödemesi zorunludur.
· Yıllık defter tasdik ücretleri: Her yıl sonunda gelecek yılda kullanılacak olan resmi ticari defterlerin noter onayı için defter tasdik ücreti ödenmektedir.
· Mali müşavir/muhasebe vergisi: Şirketlerin muhasebe defterlerinin tutulması ve beyanname ödenmesi zaruridir. Bu doğrultuda şirketten gelir elde edilmese dahi mali müşavirin aylık ödemesinin yapılması gerekir.
· BAĞ-KUR primleri: Şirket sahibi ya da şirket ortağı olanlar, kendileri için BAĞ-KUR ödemesini yapmak zorundadır. Şirketten gelir elde edip etmemek bu durum üzerinde etkili değildir.
İş yapamayan şirketlerin en çok düştüğü hataların başı, iş yapılmadığında vergiden muaf olunduğuna dair yanlış kanıdır. İşlem olmasa dahi mali müşavirin kanuni süreçleri takip etmesi açısından düzenli bilgi akışı oldukça önemlidir. Şirketin iş yapamaması, beyanname takibini bırakmak anlamına gelmemektedir. Belirlenen süre zarfında yerine getirilmeyen yükümlülükler idari yaptırımlara sebep olabilmektedir.
Gelir Elde Edilmediğinde Vergi Ödememek İçin Şirket Kapatmak
Şirketler açıldığından itibaren gelir elde edilmediğinde şirket sahiplerinin aklındaki soruların başında şirketi kapatmak gelmektedir. Şirketin ileriki zamanlarda faaliyet göstereceği ve şirketten gelir elde edileceği düşünülüyorsa şirketin açık tutulması uygun olabilmektedir. Aynı zamanda şirketin yeniden kurulması aşamasında maliyetle veya operasyonel açıdan sorunlar doğacaksa şirketin açık tutulması düşünülebilmektedir.
Şirketin uzun süre boyunca kullanılmayacağı düşünüldüğünde her ay devam eden giderler, toplam maliyeti artıran yükselten faktörlerdendir. Bu doğrultuda şirketin açık olarak varlığını devam ettirip ettirmemesi gerektiği aylık toplam maliyet üzerinden değerlendirilebilmektedir.
Şirketin açık ya da kapalı olması üzerinden kar-zarar hesabının sonradan yapılması, şirket sahibinin ileriki dönemlerde gecikmiş ödemelerine de sebep olabilmektedir. Bu nedenle şirket açmadan önce ve şirket sahibi olduktan sonra doğru maliyet hesabının yapılması gerekir. Bu yönde mali müşavir desteğine ihtiyaç vardır.

Zarar Eden Şirketlerin Vergi Muafiyeti
Faaliyette olan pek çok şirket gittikçe zarar etme aşamasına gelebilmektedir. Şirketlerin faaliyet halinde olması her zaman gelir ve kar elde ettikleri anlamına gelmemektedir. Şirketlerin yıl sonu değerlendirme yapması sonucu zarar ettiğine dair değerlendirme yapıldığında kurumlar vergisi ödeyip ödemeyeceği, şirketin vergi matrahının nasıl oluştuğu ve ilgili dönemdeki mali sorumluluklarla doğrudan alakalıdır.
Bazı şirket sahipleri, şirketleri zarar gördüğünde vergilerden muaf olacaklarını da düşünebilmektedir. Kurumlar vergisinin ana prensibi bu kanıya varılmasında etkili olabilmektedir. Bununla birlikte şirketin giderek zarar etmesi, vergiden ve mali yükümlülüklerden muaf olması demek değildir. Şirket zarar ediyorsa bile muhasebe ve vergi işlemleri devam etmektedir.
Şirket Kazanç Elde Etmediğinde Ödenmeyen Vergiler
Şirketler kazanç elde etmediğinde ödemeyecekleri vergiler de bulunmaktadır. İlgili dönemde kar elde edilmediyse ve zarara uğrandıysa bazı vergilerden muaf olduğu mali müşavir desteğiyle değerlendirilebilmektedir.
Şirket kazanç elde etmediğinde ödenmeyen vergiler şu şekildedir:
· Geçici vergi: İlgili dönemde şirketin karı üzerinden alınan ön vergi
· Kurumlar vergisi/Gelir vergisi: Şirketin yıllık net karı üzerinden alınan ana vergi
Şirket zarar beyanı yaptığında tek başına zarar beyanı vergi incelemesine takılmanın doğrudan bir nedeni sayılmamaktadır.
Profesyonel mali yönetim ve mevzuata uygun kayıtlar, zarar eden şirketlerin vergi incelemelerini korumaktadır.